Burnunun Dikine Git!

Bu yazıyı paylaş

Burnunun-dikine-git-(web)

Çocukları özellikle ergenlik döneminde iken, bu cümlenin olumsuzunu; yani “Burnunun dikine gitme!” sözünü anneler sıklıkla kullanır. Benim annem de, benim için kullandı çok defa…  🙂

Tarihe göz attığımızda ise; büyük işler başarmış insanların hep burnunun dikine gittiğini görürüz. Bu çıkarım annelerimizin söyledikleriyle tezat oluşturuyor. Anneler bile olsa, bir kişinin söylediklerini körü körüne kabul etmek doğru olmaz. Ki bu (“kimsenin peşinden körü körüne gitme!”) annelerimizin bize verdiği önemli derslerden birisidir. Onların verdiği derse saygı duyarak, biraz inceleme yapalım…

Dikkat Et!

Burnunun dikine giderken dikkat etmemiz gereken tek nokta, gidilen yolun doğru olup olmadığıdır. Ki zaten çoğu zaman doğrular görecelidir. Yani zamana, mekana veya kişiye göre değişebilir.

Bir yolun doğru olduğuna karar vermemiz için,  vicdan destekli kişisel kanaatimiz çoğu zaman yeterlidir. Yine de belirli araştırmaların yapılması ve konu ile alakalı çeşitli insanların fikirlerinin dinlenilmesi yerinde olur. Ama bunları yaptıktan sonra yine kararı biz vereceğiz. Ne de olsa bu hayat bizim…

Örnekler

Burnunun dikine git” tavsiyemi destekleyecek birçok örnek verebilirim. Ancak açıklama için bir iki örneğin yeteceğini düşünüyorum.

Mesela Muhammed (A.S.M),  burnunun dikine gitme üzerine verilebilecek en güzel örneklerden birisidir. Baştan sona hayatı bir kenara, sadece şu hadis bile bunu çok güzel özetler:

“Bunu bilesin ki, ey amca! Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler, ben yine bu dinden, bu tebliğden vazgeçmem. Ya Allah, bu dini hâkim kılar, yahut ben bu uğurda canımı veririm.”

Muhammed (A.S.M) bu sözü kendi öz amcasına söylemiştir. Kendi doğru bildiği yoldan, hiçbir şekilde dönmeyeceğini tarih sayfalarına bu şekilde kaydetmiştir.

Burada bir peygambere, özellikle Muhammed (A.S.M)’e “burnunun dikine gittiği” yargısını yakıştıramamış olanlar olacaktır. Eğer toplumun onlara yanlış öğrettiği “burnunun dikine git” manasından sıyrılıp, kelimelerin gerçek anlamına odaklanırlarsa; ne demek istediğimi daha net anlayacaklardır.

Hem mesela İstanbul’un fethi, ampulün icadı gibi tarih sayfalarına altın harflerle yazılmış olaylar, icatlar; yine ilgili kişilerin burunlarının dikine gitmesinin birer sonucudur.

Bu tür başarılar çoğu zaman çevrenin olumsuz düşüncelerine, olumsuz koşullara ve her şeyden önce de insanın kendi kendine; yani tembelliğine, üşengeçliğine inat, burnunun dikine gitmesi ile kazanılabilir.

Sonuç

Bu yazı bilimsel bir çalışma değildir. Kendi hayatımda ve diğer insanların hayatında yaptığım gözlemlerden çıkardığım bir sonuçtur: “Burnunun dikine git” tavsiyesi.

Burnumuzun dikine gitmeyi engelleyen birçok sebep vardır. Acaba ne derler, gelenek, görenek… Bunların en saçması da “acaba ne derler” kaygısıdır. Gelenek görenek maddeleri üzerinde ise iyice düşünülmesi gerekir. Yani “dedem bunu yapmış ama, gerçekten şu an bu; bana, aileme, çevreme ve vatanıma faydalı mı?” gibi kendimize sormamız gereken bir yığın soru vardır. Çünkü zaman ve zeminin değişmesiyle, alınan neticeler de değişebilir. Ayrıca gelenek görenekler de insanlar tarafından oluşturulduğuna göre hatalar olabilir.

Unutma bu hayat senin ve bu hayatın sonunda sanatkarına sen hesap vereceksin, başkası değil. “Bana böyle söylemişlerdi” diyemeyeceksin ve desen de çare olmayacak. Bu sebeple kendi kararlarını kendin ver. Ne olursa olsun doğru bildiğin yoldan dönme!

Bu yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın